Yalnız çıkacaksın evden, dolaşacaksın o sokaklarda,Arnavut kaldırımı taşları sayacaksın
topukların aralarına girmesin diye dikkat ederek,
Başını gökyüzüne kaldırıp,
Ne kadar hüzünlü bir gün diyeceksin.
Yağmur yağıyor olacak
Belki de güneş parlıyor,
Bulutlar dağılıyor,
Masmavi gökyüzü engin denizler gibi
seni sarmalıyor olacak.
Bir başına yürüyor,
Elindeki soğukluğu hissediyor olacaksın.
Bir kafeye oturup
Sıcak sabah çayını içeceksin,
Belki de mükellef bir kahvaltı yapacaksın,
Garson kız afiyet olsun diyecek sana.
İşine gideceksin sonra
Hani o çok sıkıldığın,
hiç gitmek istemediğin.
Samimiyetsiz günaydınlar,
İyi çalışmalar karşılayacak seni.
İçin daralacak,
Kendini boğulmuş hissedeceksin,
Seni neşelendiren kimse olmayacak.
İş bitecek, eve döneceksin,
Belki yolda biraz alışveriş yapacaksın
Akşam yemeği için.
Yahut bulaşıkla uğraşamam şimdi deyip,
Bir yerlerde bir şeyler atıştıracaksın.
Kapıyı aralayarak eve gireceksin,
Boş, soğuk ve ıssız.
Tüm ışıkları açacaksın
Aydınlansın diye karanlık odalar,
Ses olsun diye
Televizyonu sonra.
Şeker pembesi eşofmanlarını giyeceksin,
Hani sana çok yakışan.
Sana arkadaşlık etsin diye
Sarılacaksın yastıklara,
Soğuk yatağa girip,
Başını yastığa koyacaksın.
Ve işte o anda
İdrak edeceksin
Artık hayatında olmadığımı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder