18 Eylül 2014 Perşembe

Alaçatı'14



2014 yazı ve yine bir Alaçatı seyahati. Sanırım her yaz beni kendisine çekmeyi başaracak bir yer halini aldı  burası. İzmit köprü geçişini sabırsızlıkla bekliyorum. Bu yıl yeni mekanların yanında geçen yıldan çok sevdiğimiz ve bu yıl bir kez daha hayran kaldığımız mekanlar da var…
















-Kum Beach: Alaçatı’ya gidiyorsanız ve kendinizi sakin bir koyda rahatça güneşlenirken çimlere veya kuma uzanmış hayal ediyorsanız adresiniz Kum Beach olmalı. Alaçatı Port’u geçtikten sonra tabelaları takip edebilirsiniz. Kum Beach ister çimenler üzerinde güneşlenebilirsiniz, isterseniz kum plaj üzerinde yer alan şezlong veya minderlere kendinizi bırakabilirsiniz. Deniz üzerinde yüzme alanını belirlemek için kullanılan beyaz sandallar çok ilgi çekici. Soyunma kabinleri Kızılderili çadırı şeklinde. Kum beach içerisinde plajın hemen arkasında yer alan restoran bölümü gayet iyi, garsonlar ilgili. Alaçatı’da ün salan İyi Pizza burada da hzmetinizde. Ama öğlen yemek saatinde çok yoğun oluyor ve uzun süre beklemeniz gerekebilir, bu bilgiye göre hareket edin derim. Pizzaları gerçekten başarılı, özellikle enginar parmesanlı pizzayı tavsiye edebilirim. Burası ünlülerin de uğrak yerlerinden, her an birisi ile karşılaşabilirsiniz.



-Alaçatı Beach Port: Alaçatı Port’u geçince aslında güzel bir otel. Otelin plajını dışarıdan gelen kişilerde kullanabiliyor. Giriş ücretli, Turkcell Profesyonel Kulüp üyelerine %50 indirim uygulanıyor. Alaçatı’daki en yüksek plaj giriş ücreti burada. Plajı temiz kumluk. Sıra ile dizilmiş şezlong ve şemsiye ikilisinden istediğiniz birisine yerleşebilirsiniz. Plajın arka bölümünde havuz da bulunmakta. Havuz etrafında özellikle çardak şeklinde kabinler gerçekten ilgi çekici. Çim alan üzerinde plaj voleybolu oynayabilirsiniz.














-Fava Meze Balık: Alaçatı’da çarşı içerisinde Kemalpaşa Caddesi üzerinde takıcılar çarşısına gelmeden göreceğiniz bir mekan. Özellikle meze ve balık çeşitleri açısından çok iyi. 20’nin üzerinde mezesi var. Mekan çok sakin ve şık. Kapıdan içeriye girdiğinizde sizi bir avlu bahçe karşılıyor. Masalarda beyaz ağırlıklı bir dekorasyon var ve oturma şekli çok rahat. Avlu ağaçlara asılan şık aksesuarlarla aydınlatılmış. Servis ve garsonların ilgisi yerinde. Masaya oturduktan hemen sonra kendinizi meze dolabının önünde meze seçimi yaparken ve balıkları incelerken bulabilirsiniz. Alaçatı’da gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir mekan, özellikle benim gibi meze aşığıysanız. Sakin ve güzel bir akşam yemeği planınız varsa seçebileceğiniz bir mekan.



-Kabak Çiçeği: Bu güzel Ege mutfağı – ki gerçekten bir mutfak ile karşılaşıyorsunuz. Geleneksel bir Alaçatı evinin al katında geniş bir mutfak, ortasında büyük bir masa üzerinde mezeler ve yemekler dizilmiş. Binanın önünde masalar özenle donatılmış, hatta Arnavut kaldırımı taşlı yolun karşı tarafına duvar dibine de birkaç masa yerleştirilmiş. Etrafında başka hiçbir mekan yok. Alaçatı’nın o yoğun ve kalabalık havasından kaçmak isterseniz, tam mekanı. Meze ve yemeklerinizi mutfağa giderek kendiniz seçiyorsunuz, bazıları cam kaselerde servis ediliyor. Ailece işletilen bir mekan ve çok sıcaklar. Bazı mezeler çok çabuk tükeniyor. Yoğurtlu köz kırmızı biber müthişti. Bazıları çok tanıdık gelen bu mezelerin arasında ilk defa karşılaştıklarımız da var. Hacı memiş mahallesine inerken tabelalar sizi yönlendirecektir, yol biraz karışık gelebilir, veya Port’a giderken yine Hacımemiş tarafında daha kolay ulaşım sağlayabilirsiniz.



-Pla’ce: Kesinlikle bu senenin olan ve büyük ihtimalle gelecek senenin de benim için favorisi olacak bir mekan Pla’ce. Alaçatı’ya girdiğinizde Kemalpaşa caddesi (meşhur yürüyüş yapılan cadde) üzerinde yürümeye başladığınızda takıcıları geçince soldaki ilk sokak içerisinde olan sıcacık bir mekan. İşletmecisi Ceyda hanım müşterileriyle samimi şekilde ilgileniyor. Servis elemanları da içtenlikle ve hoş sohbetleriyle size yardımcı oluyorlar. Bahçe içerisinde şık avizelerle aydınlatılmış bir ortamda beyaz masalara oturarak leziz mi leziz yemekleri midenize indirebileceğiniz gibi bulunduğu sakin  sokak üzerinde yer alan dışarıdaki masalarda da aynı zevki yaşayabilirsiniz. Gittiğinizde büyük bir memnuniyet duyacağınıza emin olabileceğiniz bu güzel mekanda mezeler enfes mi enfes bence hepsini tatmalısınız. Sıcaklarda ise tereyağında karidesi kesinlikle atlamayın,  tuzda balık veya tavuk ise favoriler arasında. Yemek sonrası tatlı keyfinizi ise sıcak bir sufle ile taçlandırabilirsiniz.



-SoleMare: Eğer Çeşme’ye geldiyseniz herhalde Aya Yorgi koyunda bir gün geçirmeden dönmezsiniz diye düşünüyorum. Burası etrafında 5 adet özel işletmenin olduğu Çeşme’nin en popüler koyu. Solemare, bence Aya Yorgi’nin içerisinde bulunan insan kitlesi, restoranı ve hizmet kalitesi açısından en iyi mekanı diyebilirim. Giriş tüm mekanlar gibi ücretli ve damsız olarak içeriye girişin pek mümkün olmadığı bir mekan. Üzerinde şezlongların yer aldığı geniş bir iskeleye sahip, mekanda ahşap zemin ve iskele üzerine yerleştirilmiş şezlonglarda güneşlenebilir ve Aya Yorgi koyunda denizin tadını çıkarabilirsiniz. SoleMare’de  Saat 5’ten sonra müzik yükseliyor ve Beach Club tarzı bir hava esmeye başlıyor, kendinizi müziğin ritmine bırakıp dans edebilir ve gün batımının tadını çıkarabilirsiniz. Hemen belirtmeliyim, Aya Yorgi koyundaki tüm mekanlar, gece kulüp şeklinde hizmet veriyor. Bazılarını akşam yemeği için tercih edebilirsiniz. Gece Aya Yorgi koyu bir başka güzelliğe bürünüyor.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder