9 Haziran 2014 Pazartesi

Tuna Boyunda bir şehir "Belgrad"

Avrupa’nın kalbinde bir şehir, iki nehrin Tuna ve Sava nehirlerinin kesiştiği yerde, yeşillikler içerisinde güzelliklerle bezeli bir Balkan şehri. Osmanlı yadigarı, bizim deyimimizle Belgrad, Sırpların deyimiyle Beograd. Hep aklımızda olan ve görmek istediğimiz bir şehirdi ve THY’nin kampanyalı bir uçuşunu yakalayınca hiç tereddüt etmedik ve maceralı bir alım süreci ile uygun bir fiyata biletlerimizi satın aldık. Uçuş günümüzün çok öncesinde başladı araştırmalarımız, hazırlıklarımız. Ciddi bir araştırma yaptık Belgrad hakkında. Çok sayıda blog okuduk, internet sitelerini araştırdık, neredeyse Belgrad ile ilgili tüm detayları gitmeden günler öncesinde ezberlemiş durumdaydık. Konaklama için araştırmalarımızı derinleştirdik, “booking.com” üzerinden merkezi olmasına özen gösterdiğimiz iki yer için rezervasyonumuzu yaptık.

Sırbistan Türk vatandaşları için vize istemiyor. Ama her yurtdışı seyahati için yanınızda bulundurmanız gereken uçak bileti, otel rezervasyonu ve isterseniz seyahat sigortası belgelerinin elinizde olması kolaylık sağlar. Belgrad Nikola Tesla havaalanında girişte bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Uçaktan indikten sonra kapıda görevli polisler pasaportunuzu kontrol ediyorlar. Şunu belirtmeliyim ki eğer pasaportunuzda Şengen vizesi varsa girişiniz çok kolay oluyor, hiç endişe etmeyin ve hiçbir belge ibraz etmiyorsunuz. Hatta daha sonraki kontrolde pasaport bankosundaki bayan görevli ikinci Şengen vizesini görür görmez giriş damgasını vurdu. Nikola Tesla havalimanı çok büyük bir havalimanı değil, o yüzden bagaj işlemleriniz kısa sürüyor.

Öncelikle Sırbistan'a dair bazı bilgilerden bahsetmeliyim. Sırbistan’ın para birimi Sırp Dinarı (RSD). Mejaninca denilen döviz bürolarında para bozduruluyor. Yanınızda Euro veya Dolar götürün. Pazar günleri bir çok döviz bürosu kapalı, tabii açık olanları var ama düşük kurdan hesaplama yapıyorlar. Döviz büroları arasında ufak tefek farklar olabiliyor, siz yine de paranızı bozdurmadan döviz bürolarının camlarındaki yazılı olan kurlara bir göz atın.  Tek seferde çok para bozdurmayın zira 1 Euro yaklaşık 115 RSD, 1 TL yaklaşık 40 RSD yapıyor. Az az yetecek kadar para bozdurun derim. Sırp dinarı değersiz bir para birimi, zaten dünyanın en bol sıfırlı parası 500,000,000 kağıt banknot Sırp’lara ait ve bankalarında sergiliyorlar. Belgrad genel olarak ucuz sayılabilir fakat enflasyon olduğu için ücretler 1000’li rakamlardan oluşuyor.

Türkiye ile Sırbistan arasında 1 saat zaman farkı bulunuyor, bir saat geri. İstanbul-Belgrad uçuşu yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Belgrad içerisinde ulaşımı Tram, otobüs ve taksilerle sağlayabiliyorsunuz. Tram veya otobüs için bileti “corner shop” yazılı büfelerden alabilirsiniz. Tek biniş için 73 RSD, bir defaya mahsus bir de 40 RSD’ye kart alıyorsunuz, ücretinizi bu karta yüklüyorlar. Şehir içerisinde genellikle yürüyerek gezebiliyorsunuz, araç kullanmaya pek gerek duymuyorsunuz, harita yardımı ile her yönü bulabiliyorsunuz. Sokak ve cadde isimlerinde biraz zorluk yaşayabiliyorsunuz, Kiril alfabesini çözmeniz lazım. 2 no’lu Tram çok kullanılıyor şehirde. Ring şeklinde sürekli çalışıyor ve şehrin önemli noktalarından geçiyor. Haritalar üzerinde tram ve otobüs numaraları ve rotaları gösteriliyor, duraklardan geçerken numaraları takip edebilirsiniz. 2 no’lu tram çok eski bir tramvay, neredeyse kimse kart basmıyor, ücretsiz gibiJ biz de basmadık. JJ

Şehirde çok çeşitli renklerde başlıkları olan taksiler mevcut. Belgrad’da taksilerde çok dikkatli olmalısınız. Binmeden gideceğiniz yerin ne kadar tutacağını sormalısınız. Pazarlık yapmayı ihmal etmeyin. Taksimetre de açtırabilirsiniz ama ben söyleyeyim çok hızlı artıyor taksimetre. Pembe kukalı taksileri tercih etmeye çalışın. Taksiler 22:00-24:00 arası 2 kat ücret, 24:00-06:00 arası ise 3 kat ücret ile işliyor. Güdüz Belgrad’da maksimum maksimum tutacak ücret 1000 RSD ‘yi geçemez, bunu aklınızda bulundurun.

Havalimanında çıktıktan sonra bir çok taksici sizi resmen ablukaya alabilir. Biz burada taksi kullanmadık. Çıkış terminalinden çıktıktan sonra sol tarafınızda göreceğiniz otobüs durağından A1 kodlu Türkiye’deki Havaş benzeri otobüsler hareket ediyor, fiyatı biraz yüksek. Bunun yerine bir üst kata çıktığınızda buradaki duraktan 72 numaralı otobüsle şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Çok beklemiyorsunuz, duraktaki tabelada otobüs saatleri yazıyor. Normalde 73 RSD ücreti var, gece yarısından sonra fiyat değişiyor ve şoföre ödeme yapılıyor. Biz ve hemen hemen tüm yolcular herhangi bir ücret ödemedik. Tabii bunda saatin geç olması ve otobüste çok yolcusu bulunması etkiliydi. Otobüslerde genelde şoför sizlerle ilgilenmiyor ama bilet kontrolleri yapılıyor. 

Belgrad seyahatiniz için öncelikle uygun tarihleri planlamanız ve uçak biletinizi uygun fiyata almanız çok önemli, zira uçak biletleri bazı zamanlar gün içerisinde bile iki veya üç kez fiyat artışına uğrayabiliyor. Sırbistan için vize problem olmadığı için çok rahat program yapabiliyorsunuz. Seyahat işlemleriniz sonrası sıra konaklama ihtiyacınızı gidermeye geliyor. Konaklama için “booking.com” dan bir çok farklı yer bulabilirsiniz. Ortak banyolu olanlara dikkat edin. Biz arkadaşımla iki farklı yerde konakladık. Bunlardan ilki Downtown Bane. Nusiceva caddesi üzerinde tünele girmeden solda bulunan bir binanın bir katını komple konaklama tesisine dönüştürmüşler. Bir resepsiyon var ve resepsiyondaki arkadaşlar her konuda çok yardımcı oluyorlar; restoran ve gece kulübü rezervasyonlarını sizin adınıza yapıyorlar, Belgrad’da gezilecek yerleri size harita üzerinde işaretliyorlar ve özellikle restoran önerilerinde bulunuyorlar. Yeme içme ve eğlence konusunda yerel insanların daha çok bilgi sahibi olduğu aşikar. Resepsiyondaki bayanlardan özellikle İşidora çok cana yakın ve yardımsever birisi, Milita da size elinden gelen yardımı yapıyor ve çok hızlı tüm yerleri özetliyor. Downtown Bane’deki odalarda bağımsız banyo tuvalet mevcut. Çok lüks odalar değil ama temel ihtiyaçlarınızı karşılıyor, temiz ve kısa süreli kalışlar için uygun.

İkinci konaklama adresimiz ise Basco Agency'den rezerve ettiğimiz Gospodor Javanova caddesi üzerindeki 7 numaralı binanın ilk katında balkonlu apart dairemiz oldu. Burada konaklamanızı şiddetle tavsiye ederim. Daire bir oda koridor mutfak ve banyodan oluşuyor. Daire içerisinde Türk kahvesi ve cezve, fırın dahil tam donanımlı bir mutfak (koridor üzerinde), her ihtiyacınızı karşılayan (terlik, şampuan, duş jeli, v.s.) güzel, temiz, geniş bir banyo ve oturma grubu, müzik seti, televizyon ve internetin olduğu bir yatak odası bulunuyor. Ütü ve ütü masası bile unutulmamış. En önemlisi odanın önünde bir de balkon var. Basco Agency’e ücreti ödeyip anahtarınızı alıyorsunuz ve çıkarken anahtarınızı bırakıyorsunuz. Bu daire Kalemegdan’a iki dakika, Strahinjica Bana ve ünlü Knez Mihailova caddesine çok yakın bir konumda. 2 nolu tram durağına en fazla 5 dakikada yürüyerek ulaşabiliyorsunuz.


Belgrad şehri eski ve yeni olarak ikiye ayrılıyor. Köprülerin bir tarafı Stari Grad (eski şehir), bir tarafı Novi Beograd (yeni şehir). Belgrad şehrini iki nehir parçalara bölmüş. Birisi Sava nehri, diğeri ise Tuna (Dunav) nehri. İkisini karıştırmanız imkansız çünkü Sava nehri akıntı olarak biraz daha hızlı ve kahverengi bir rengi var, Tuna nehri ise mavi yeşil karışımı bir renge sahip ve geniş yatağı olan bir nehir. Kalemegdan’da Viktor’un heykelinin olduğu yerden bakınca ikisinin kesişimini görebiliyorsunuz, birbirine karışmıyorlar.

Havalimanından şehre gitmek için otobüsler yeni Belgrad (Novi Beograd)dan geçiyor ve eski Belgrad (Stari grad)’da sizi indiriyorlar. Son durak Zeleni Venac. Burası Stari Grad’dan şehrin diğer kısımlarına ve Novi Beograd tarafına giden otobüslerin kalkış durağı. Havalimanında çıkış kapısına gelmeden bir tourist information var, buradan ücretsiz haritalardan almanızı tavsiye ederim. Hemen yanında da döviz bürosunda paranızın bir kısmını bozdurabilirsiniz (fazla bozdurmayın). Zeleni Venac’ta indiğinizde arkanızı otobüs duraklarına verip sağınızda bulunan caddeden yürüyünce caddenin karşı tarafında merdivenleri göreceksiniz. Bu merdivenlerden çıkıp devam ettiğinizde şehrin tam kalbine varacaksınız.

Belgrad’da nereleri gezmeli derseniz, ayak basmadık yer bırakmadık dedirtecek kadar gezmiş biri olarak işte size önerilerim;

-Knez Mihailova Caddesi: Burası İstanbul’daki İstiklal Caddesin’nin Belgrad şubesi. Gece saatleri haricinde kalabalık bir cadde. Cadde üzerinde mağazalar, bankalar, restoranlar ve kafeler yer alıyor. Sokak müzisyenleri ve diğer sanatçılar burada da eksik olmuyor tabii. Cadde boyunca üzerlerinde canlı çiçeklerin olduğu sokak lambalarının direkleri süslüyor. Knez Mihailova caddesinin bir ucu Trg Republike meydanı diğer ucu ise Kalemegdan’a açılıyor. Her iki tarafta da güzel kafeler ve restoranlar mevcut. Caddeyi kesen ara sokakları da unutmayın. Kahvaltı olarak Kalemegdan tarafında cadde üzerinde Via del Gusto adlı mekan güzel bir tercih olabilir, zira biz sabah kahvaltılarımızı burada yaptık. Omletleri, peynir tabakları gayet lezzetli ve siyah çay servis ediyorlar. Siyah çayın yanında küçük bir paket bal getiriyorlar, şeker niyetiyle çayın içine karıştırıyor ve tatlandırıyorsunuz.
    
-Trg Republike Meydanı: Bu meydan Belgrad’ın ana meydanı. Birkaç caddenin birleşimi. Ulusal Müze binası ve Ulusal Tiyatro burada yer alıyor. Bir de atlı heykeli var. Buluşma alanı gibi bir yer aslında.




-Hotel Moskva (Terazije Meydanı): Hotel Moskva, Belgrad’ın kalbinde en lüks otellerinden. Bina ilginç bir mimariye sahip ve dış cephesi seramiklerle kaplı. Güneşte parlıyor, görülmesi gereken yerlerden.

-Skadarlija Sokağı: Arnavut kaldırımı taşlarla döşeli, sağlı sollu Sırp restoranlarının bulunduğu bir sokak. Akşam çok hareketli ve aydınlık, her taraftan müzik sesleri geliyor. Restoranlarda müzisyenler geleneksel Sırp müziklerini çalıyorlar. Her restoranın dekoru farklı. Rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Sokağın sonunda bina cephelerinin çok güzel grafiti ile süslendiğini göreceksiniz.

-St. Sava Katedrali: Dışarıdan gördüğünüzde rahatlıkla camiye benzetebilirsiniz. Beyaz taşlarla bezeli Avrupa’nın en büyük Ortodoks kilisesi. Yüksek kubbeli ve büyük bir yapı ve önünde yemyeşil bir park mevcut. Mutlaka görülmeli.


-Strahinjica Bana: Ağaçlarla bezeli, üzerinde belirli mesafelerle güzel kafe ve restoranların bulunduğu bir cadde. Bağdat caddesine benzetilse de daha küçük ve daha sakin bir yapısı var. Popüler bir cadde ve nezih insanlar rağbet gösteriyor.





-Tesla Müzesi: Krunska caddesi üzerinde yer alıyor müze binası. 2 no’lu Tram ile ulaşım çok kolay. Müzede, Nikola Tesla’nın buluşları ve yaşamı ile ilgili bir sunum yapıyorlar ve Tesla’nın çeşitli icatları ve buluşları yer alıyor. Tur esnasında bu buluşları canlı olarak deneyimliyorsunuz. Kablosuz güç aktarımı eğlenceli dakikalar yaşatıyor. Daha 1900’lü yılların başında Tesla bu teknolojiyi bulmuş ama maalesef günümüzde kullanılmıyor henüz. Müze binası çok büyük olmadığı için tur çok kalabalıksa biraz sıkıntı olabiliyor. Tesla müzesi önünde fotoğraf çektirmeyi ve ziyaretçi defterine izinizi bırakmayı unutmayın. Bu arada Tesla’nın küllerinin içinde olduğu altın küreyi de görün. Müze girişi kişi başı 500 RSD. Tur rehberinin sunumu ile eğlenceli bir tur oluyor.
-Belgrad Üniversitesi: Tesla Müzesi’ne çok yakın. İçeriye rahatlıkla girebiliyorsunuz. Binanın önünde Nikola Tesla’nın bir heykeli var. Eski sütunlarla inşa edilmiş bir bina, girişte iki adet firavun heykellerine benzer heykel var. Taş merdivenler ve uzun koridorlar var bina içerisinde. Üniversite Bulevar Kralija Aleksandra üzerinde yer alıyor, kütüphanesini göremedik ama güzel olduğu söyleniyor.


-Türk Büyükelçiliği: Krunska caddesi üzerinde Tesla müzesi solunuza kalacak şekilde yürüdüğünüzde cadde üzerinde yine solda göreceksiniz şanlı bayrağımızı. Türk Bayrağı ve büyükelçilik önünde fotoğraf çekin ama önündeki güvenlik görevlisi izin vermeyebiliyor dikkat edin.




-St.Mark’s Kilisesi ve Tasmajdan: Belgrad Üniversitesi’nin bulunduğu cadde üzerinde yeşil ve düzenli büyük bir park aslında Taşmeydan. Bir su havuzu var  ve klasik müzik ile hareket ediyor. Parkın sonunda St. Mark’s kilisesi var, ihtişamlı bir bina. Kule biçiminde kubbesi gayet yüksek ve içeride yoğıun tütsü kokusu var.

-Ulusal Meclis (National Assembly): Sırp meclis binası. Öyle bizimki gibi korumalı felan beklemeyin. St. Mark’s Kilisesi’nden devam edip caddenin karşısına geçtiğinizde Ulusal Meclis karşınıza gelecek. Önünde heykeller var. Fotoğraf çektirmeyi unutmayın.

-Zemun: Novi Beograd tarafında kalan eski bir mahalle aslında Zemun. Tuna nehri boyunca yürüyüp spor yapabileceğiniz, çeşitli kafe ve restoranlarda oturabileceğiniz tam bir sayfiye yeri ve balıkçılıkla geçinen yöre halkının yaşadığı mahalle. Bu bölgede Belgrad’ın en iyi balık restoranlarını bulabilirsiniz.










-Gardoş Kulesi (Sibinjanin Janka): Zemun bölgesinde eski güzel yapılı evlerin arasındaki taş sokaklardan çıkılan ufak bir tepe üzerine kurulmuş, güzel bir mimarisi olan, kırmızı tuğla ile örülü bir gözetleme kulesi aslında. Kuleye çıkmak isterseniz kişi başı 200 RSD ödemeniz gerekli ama buna değer. Kuleye döner yangın merdiven ile dinlenmeden sürekli çıkarak ulaşıyorsunuz. Kuleden 360 derece Novi Beograd manzarası karşılıyor sizi. Tuna nehri ve Novi Beograd şehir manzarası, hepsi ayaklarınızın altında. Özellikle gün batımına doğru çok güzel manzaralar sunuyor. Sevgililer burada romantizmi yaşıyor. Fotoğraf çekmeye doyamıyorsunuz.


-Kalemegdan: Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği bölgenin manzarasına sahip yemyeşil büyük bir park ve içerisinde geniş bir kale ve askeri bir müze yer alıyor. Ortaçağ mimarisine sahip kale, genel olarak iyi durumda, Kale içerisinde askeri silahlar ve araçlar sergileniyor.
















Kalenin birkaç kapısı var. Birisinin adı Stanbol kapısıJ. Çok fazla turist çeken ve Belgrad’a gelen insanların ve yerli halkın çok rağbet gösterdiği bir alan burası.

İçerisinde  duvarları yeşil sarmaşıklarla kaplı şirin bir kilise var, içerisinde düğün merasimleri yapılıyor. Parkın içerisinde birkaç noktada güzel manzaralı kafeler mevcut.



Bu kalenin içerisinde Mora Fatihi Damat Ali Paşa’nın bir de türbesi var. Türk Büyükelçiliği tarafından onarılmış. Ziyaret etmelisiniz. 
Yerel halk ve turistler, yeşile ve güneşe dayanamayıp  surların üzerine yeşil çimenler üzerine bırakıyorlar kendilerini, güneşleniyorlar, bahçenin peyzajı çok güzel.





Kalemegdan’a Knez Mihailova tarafından girişte magnet ve çeşitli hediyelikler satan butik shop’lar var. Buradan hediyelik alabilirsiniz. Magnet’ler genelde 200-250 RSD. 

Kalemegdan’dan iki nehrin birleştiği bölgeye hakim tepenin üzerinde Belrad’ın simgelerinden biri olan Viktor’un heykeli yükseliyor. Kalemegdan’ın çıkışına doğru güzel bir park düzenlemesi var; renkli çiçekler, bahçıvan eli değimiş şekilli küçük çalı kümeleri, ağaçlar. Parkın sonunda St. Michael’s Katedrali ve Princess Ljubico’s evini görebilirsiniz.

-Beton Hala: Kalemegdan’ın hemen alt tarafında merdivenlerle nehir kıyısına indiğinizde tren yolunun diğer tarafında Beton Hala denilen bir bölge var. Burası trafiğe kapalı, çeşitli restoranlar ve kafeler yan yana dizilmiş durumda. Farklı mutfaklar sunan restoranlar mevcut. Öğleden sonra ve akşamları ilgi çeken bir bölge. Gün batımına doğru mekanlar doluyor.


-Etnografya Müzesi ve Studentski Park: Etnografya Müzesi, Ulusal Müzenin olduğu caddeden devam ettiğinizde karşınıza çıkıyor. Müze içerisinde Sırp yaşamına ait giysiler, günlük kullanılan eşyaları görebilirsiniz. Müzeye giriş ücretsiz.


Ayrıca müzeye gelmeden sağda güzel bir park göreceksiniz. Burası Studentski park olarak adlandırılıyor. Öğrencilerin yoğun olduğu bir park, giriş kapısı güzel. Hemen karşısında güzel resmi bir bina var. Önünde bulunan otobüs duraklarından farklı yerlere elektrikli otobüsler gidiyor, elektrik hatlarına tramvay gibi bağlantıları var.


Belgrad'da yeme içme ve eğlence hayatı devamı yazımda :)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder