Sustu, gözleri buğulanmıştı
kalbi kırılmıştı oysa
tek başına bir kafede oturuyordu
sessizdi, düşünceliydi
boşluktaydı sanki
kimseyi duymuyor
kimseyi görmüyordu
sadece dikkatlice
kırılan parçalarını topluyordu kalbinin,
biliyordu çünkü
iyileşmeyecekti tamamen,
ömür boyu inceden sızlayacaktı derinden,
her aklına geldiğinde.
o kimselerin açıktan söylemediği
şairlerin adına methiyeler düzdüğü
masallar, efsaneler yazdıran
çöller geçirten, dağları deldiren
hapishanelerde prangalara vurulan
uğruna ölüme gidilen
yaradılış gayesiydi,
müebbet bir birliktelikti o.
biliyordu, tanışmıştı,
okumuştu hepsini
sonuna gelmişti artık romanın,
tozlu sayfaları çevirdi
ve kapağını kapattı.
Romanın adı mı?
Adı AŞKtı.....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder