24 Ekim 2013 Perşembe

Not Ettiklerim-Karaladıklarım

Ten zi can-u can zi ten mestur nist;  lik ten-ra did-i can destur nist:

"Ten candan can da tenden gizli değildir, ama tene canı görme müsaadesi verilmemiştir"  Hz.Mevlana
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İstemem versen cihan varını
Gönül nakşetti güle yarını
Her yüzde görmek dost didarını
Siz de bir türlü biz de bir türlü
(Yunus Emre)
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan; fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.(Mevlana)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Nankörlük, kusurların en büyüğüdür ve eğer insanlar unutkan olmasalardı hiçbiri nankör olmazdı. (Goethe)
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kim okurdu kim yazardı
Bu düğümü kim çözerdi
Koyun kurt ile gezerdi
Fikir başka başk' olmasa
(Aşık Veysel)
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Aşk !
Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık
(Ahmet Hamdi Tanpınar)
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Dünya güzelliği sendedir mevcut
Hususi özenmiş yaratmış Mabut
Herkesin gönlünde vardır bir maksut
Halis Türk maksadın varın İstanbul
Edipler şairler yetişmiş sen de
Ehl-i aşklar yanmış tutuşmuş sen de
Bir aciz kimseyim Veysel'im ben de
Seversen olayım yârin İstanbul
(Aşık Veysel)
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Her şey hakkında bir şey öğrenmeye ve bir şey hakkındaki her şeyi öğrenmeye çalışın. (Thomas Huxley)
Yaşamımızdaki işlediğimiz hataların çoğu düşünmemiz gereken yerde hissetmekten, hissetmemiz gereken yerde düşünmekten ileri gelmektedir.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir imam kalksın istiyor kimileri
Ve söz alsın suskun kalabalığın önünde
Boş hayal! İmam yoktur akıldan başka
Yalnız o, gece gündüz yol gösterir bize
(Ebulala)
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ne zaman gözlerine baksam
İçlerinde kayboluyordum
Sonunda çareyi
Kaybolmamak için
Gözlerine bakmamakta buldum. (f.a)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Şu kavga bir bitse dersin,
Acıkmasam dersin,
Yorulmasam dersin,
Çişim gelmese dersin,
Uykum gelmese dersin,
Ölsem desene!                      (Orhan Veli)
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen
Gece midir seni bana düşündüren, yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen          (f.a)
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim
ben sevda sokağının yoksul çiçekçisiyim
ben kor merdivenlere göklerle tırmanırım
kızgın güneş altında yemyeşil ıslanırım
ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim
ben korsan bir geminin mahzun kürekçisiyim
ben yaklaşan saati beklerim odalarda
ihtilaller yaparım gözlerine dalar da...                              (Nurullah Genç)
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Saçak altına sığınmış
Göçmen kuşun
kar tanecikleri arasında
düşen beyaz tüyünü de görebilmek
işte sevmek.                                                   (Sunay Akın)
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...(Can Yücel)
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

3 Ekim 2013 Perşembe

Büyüme be çocuk!

olur ki
çok seversin
aşık olursun
ondan bir an olsun
ayrılmak istemezsin
gözleri gözlerine düştüğünde
erirsin
onu gördüğünde
kördüğüm olursun
davranışların garipleşir
eli eline değdiğinde
ateş basar, heyecanlanırsın
aklına gelir durduk yere
hiç çıkmaz bazen
görmediğinde meraklanır
özlem duyarsın
onun için üzülür, endişelenirsin
her halini beğenirsin
kızamazsın ona
yolun olur
kaderin olur
yârin olur
kor olur yüreğinde
bil ki çocuk
acı çekeceksin
üzüleceksin
ama ne yaparsın işte
böyle böyle büyünüyor...

22 Eylül 2013 Pazar

"Alaçatı'lı Çeşme"

Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi, tamamen tesadüf sanırım, 30 Ağustos Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak için soluğu Çeşme’de aldık. Geçen yılın aksine (Çeşme merkezde kalmıştık) bu kez Alaçatı’da bir butik otelde kalmayı tercih ettik. Mavi Ev Butik Hotel. Alaçatı’nın klasik taş evlerinden, çok şirin bir otel burası. Binada sadece 4 oda var – alt katta 1 büyük oda (yemek odası ve yatak odasından oluşuyor), üst katta ön cephede 2, arka cephede ise 1 odası var. Otelin genelinde olduğu gibi, odalar da eski, antika görünümlü eşyalarla dekore edilmiş. Oda büyüklükleri ve dekorasyonları birbirinden farklı şekilde. Sıcak bir aile ortamı aslında, kendinizi evinizde hissediyorsunuz. Beycan hanım işletiyor bu güzel oteli, eşi ve Gülsüm abla ile birlikte. Sizlere ellerinden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyorlar. Gülsüm ablanın yüzünden gülümseme hiç eksik olmuyor, insana bir iyimserlik ve enerji yüklüyor resmen. Odalar her gün temizleniyor, otelin arkasında bir avlu bahçe var. Çok büyük değil, Ege’ye yakışan bir şekilde dekore edilmiş. 3-4 masa ve bir oturma grubundan oluşuyor. Yazın kahvaltılar bu bahçede ikram ediliyor. Saksılarda sabahı aydınlatan begonvil çiçeklerinin rengi, beyaz tonda dekorasyon, ahşap masalar, renkli örtüler size tatilde olduğunuzu baskın bir şekilde hatırlatıyor.

Kahvaltı dediğime bakmayın, tam bir lezzet şöleni. Ünlü gurmemiz Vedat Milor buraya gelerek leziz kahvaltıyı tatmış. Beycan hanım size akşam soruyor, saat kaçta kahvaltı alacaksınız diye ki uyandığınızda fazla bekletmek istemiyor. Gülsüm abla ile birlikte hazırlıyorlar kahvaltıyı. Siz uyandığınızda masanız hazır oluyor, tam bir itina ile yerleştirilmiş lezzetler sizi bekliyor. Peynirler, reçeller, zeytin çeşitleri, zeytinyağı, bal, acı biber salçası ve güneşte kurutulmuş domates (enfes). Bitti mi hayır, bunların yanında isterseniz hellim, sucuk v.s. alabiliyorsunuz. Ekmekler fırından alınıyor, yedikçe yemek istiyorsunuz (özellike cevizli ekmek çok lezzetli), Beycan hanım ekmekle doymayacağımızı bildiğinden kahvaltımızı bazı günler yumurtalı ekmek, bazı günler ise "pişi" yaparak güçlendiriyor. Bahçenin dinginliğinde, sabah mahmurluğuyla bu leziz kahvaltıyı yapmak, tatil günlerimize enerji katıyor gerçekten. 

Otel Alaçatı’nın yeni gözdesi Hacımemiş mahallesinin hemen sonunda yer alıyor.
Taş sokaklardan yürüyerek, Alaçatı evlerini hayran hayran izleyerek, bol bol fotoğraf makinenizin deklanşörüne basarak, Alaçatı’nın merkezine geliyorsunuz.

Yol üzerinde hepsi birbirinden güzel dekore edilmiş dükkanlarda alışveriş yapabilir veya sadece ilginç ürünleri inceleyebilirsiniz. Sokaklardan geçerken yemek ve eğlence mekanlarına da rastlıyorsunuz. Yasemin kokuları burun deliklerinizden içeri giriyor. Alaçatı sokaklarında dolaşmak, sizi alıp götürüyor, benliğinize farklı duygular yüklüyor. 




Alaçatı’da yemek ve eğlence çok çeşitli olabiliyor. Ege mutfağı; balık, meze  ve zeytinyağlı yemeklerden oluşuyor ağırlıkla.


Bu yıl Alaçatı merkezde hemen Köşe Kahve’nin karşısındaki sokakta bulunan Place’i keşfettik. Ara sokakta yer alan bu mekan konuklarını arkasında bulunan çok güzel dekore edilmiş, beyaz rengin ağırlıkta olduğu bahçesinde ağırlıyor. İşletmecileri ve garsonları güler yüzlü, yardımsever ve ilgililer. Çok büyük bir işletme olmadığı için sezonda önceden rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Place aslında tam bir meze diyarı, çok lezzetli mezeleri var. Hele ki cevizli kurutulmuş domates ezmesi çok lezzetli. Ara sıcakları da çok iyi, kalamar küçük halkalar şeklinde çıtır çıtır kızarmış bir şekilde geliyor, cips gibi yiyorsunuz, dayanamayıp bir porsiyon daha söyleyebilirsiniz aman dikkat. Kurutulmuş cevizli domates ezmesini kesinlikle tavsiye ediyorum, tadın. Tüm mezelerden tadın, aklınız kalmasın. Balıklar isteğinize göre pişiriliyor, özel menüleri “tuzda balık”. Bu pişirme tekniğini büyük balıklar için uyguluyorlar. Balık tuzla kaplanıyor ve 45 dakika – 1 saat gibi bir süre tuzda pişiriliyor. Mezeleri söylerken eğer tuzda balık istiyorsanız muhakkak belirtin ki balığı bekleyerek tekrar acıkmayın. Garsonlar tuzda balığı masanızın yanına getirerek tuz üzerine alkol dökerek ateşe veriyorlar, bir nevi gösteri, daha sonra balığın üzerindeki tuz tabakasını kaldırıyorlar ve içeride pamuk gibi pişmiş balığı afiyetle yemeniz için size servis ediyorlar. Yemek sonrası tatlı isterseniz kendi yapımları sufleleri var. Lezzetli olduğunu belirtiyorlar. Alaçatı’ya gelirseniz bir akşam yemeğiniz için mutlaka Place’i rezerve edin.


Alaçatı ve Çeşme demişken balıksız olmaz. Balığın en güzel adresleri Dalyanköy’de. Dalyanköy’de "Cevat" bu işi gerçekten iyi yapanlardan. Hele ki domatesli soğanlı rokalı salatası enfes. Mezeleri güzel, restoran bölümünde meze reyonundan istediğiniz mezeleri seçiyorsunuz, ahtapot ızgarayı deneyin, balıkları da aynı şekilde seçiyorsunuz. Çok güzel bir atmosferi var, denize yakın ön masalardan rezerve ettirmenizi tavsiye ederim.

Bir de Şifne denilen bir yer var. Orada Fethi’nin yerini tavsiye ederim. Çok değişik bir balıkçı- şöyle ki kumsalda kumlar üzerinde ahşap masalarda yemeğinizi yerken dalgalar ayaklarınızı serinletiyor. Gün batımını izlemek burada gerçekten çok zevkli. Fethi aslında salaş bir balıkçı, sahilde bir koya yerleşmiş ve konuklarını, farklı, sade bir ortamda ağırlıyor. Kumların üzerinde olmak, ahşap masalar, kahkahalarla edilen arkadaş sohbetleri, leziz mezeler ve balıklar alıp götürüyor tüm stresinizi.
 












Alternatif lezzetlerin başında herhalde Kumru ilk sırayı alacaktır. Kumrucu Şevki Çeşme’nin bir çok yerinde var. Merkezde marinada yer alanı veya Ilıca’dakini tercih edebilirsiniz. Denemediyseniz Kumru yemelisiniz ama beklentinizi çok yukarıda tutmayın.
Kumrucu Hüseyin, Şevki’ye rakip olabilir. Ilıca’da plajın hemen arkasındaki cadde üzerinde yer alıyor. Dost Pide’yi  geçince hemen sağda.

Dost Pide deniz mutfağına iyi alternatif oluşturuyor. Ilıca’da yer alan Dost pide bir çok kişinin ve ünlünün uğrak yerlerinden. Kendine has lezzetleri var ama ben klasik kuşbaşı kaşarlı pidesini tavsiye ederim. Özel otoparkı mevcut, aracınızla gelirseniz sıkıntı çekmezsiniz.
 
Alaçatı’da sokaklarda gezdiğinizde çok değişik lezzet mekanları sizi karşılayacaktır. Bence mümkün olduğunca bu mekanları deneyin. Dalyanköy’de Körfez balıkçısı ve Alaçatı’da Asma Yaprağı aklınızın bir köşesinde bulunsun.
 
 
Çeşme’de deniz gerçekten çok güzel. En popüler koy sanırım Aya Yorgi koyudur. Aya Yorgi koyu rüzgar almayan ve insanın yüzmekten keyif aldığı bir koy. Bu koyda beş değişik işletme faaliyet gösteriyor. Hemen belirtmeliyim ki tüm işletmelerde giriş ücreti ödüyorsunuz.  İlk işletme Babylon; geniş bir alan üzerine kurulmuş işletmede yeşil alan üzerinde girişte aldığınız minderler üzerinde veya şezlongda keyif çatıyor, güneşleniyorsunuz. Bazı gecelerde konserlere ve partilere ev sahipliği yapan mekan özellikle grup halinde gelenlerin uğrak yerlerinden.
İkinci işletme Solemare; deniz üzerinde yer alan iskelesi ile ilgi çekiyor. Geceleri eğlence – bar olarak hizmet veriyor. İskelede deniz üzerinde aydınlatmaları çok güzel bir ortam oluşturuyor.

 





Üçüncü işletme Marakesh; değişik bir konsepte sahip. Deniz üzerinde iskelesinde minderler üzerinde güneşlenebileceğiniz gibi platformlar üzerine dizili şezlonglarda keyif çatabilirsiniz. Tek sıkıntısı şezlongların yan yana ve sıkışık olması. İşletmenin ortasında arka ayakları üzerinde duran büyük bir at heykeli ilgi çekiyor.
Dördüncü işletme Aya Yorgi koyunun en eski işletmesi ve ilk açılan en son kapanış yapan mekanı Paparazzi; güzel bir işletme, iskelesinde bulunan şezlonglarda güneşlenebilir, denizin tadını çıkarabilirsiniz. Geceleri restoran olarak hizmet veren mekan (emin olun burada yemek yemekte keyifli ve romantik olabilir) eğlence-bar şeklinde hizmet veriyor. Pazar akşamları Grup Yol Project burada sahne alabiliyor, takvimi kontrol etmelisiniz. Özellikle konser olduğu akşamlarda sadece Çeşmeliler değil, ünlü tatilcilerde buraya yoğun ilgi gösteriyorlar. Grup Yol Project’e denk gelirseniz dinlemenizi tavsiye ederim, iyi müzik yapıyorlar.
 
 
Koyda yer alan beşinci ve son işletme Kafe Pi; özellikle gençlerin rağbet ettiği bir mekan. Büyük bir alana kurulu ve saat 17:00 sonrası beach club tarzına dönüyor. Geceleri beach partilerin düzenlendiği bir mekan halini alıyor.






Aya Yorgi koyundaki tüm mekanlar belirli akşamlarda eğlence mekanı olarak hizmet veriyor.
 

Deniz aşıkları ve yüzme tutkunları için Altınkum iyi bir seçim olacaktır. Çok geniş bir sahil şeridi ve deniz pırlanta. Çok sıcak bir suyu olduğunu söyleyemem ama çok temiz olduğu kesin. Kumluk bir sahili var ve gözlük ile deniz altında uzak mesafeleri bile görebileceğiniz temizlik ve berraklıkta bir su. Çeşme merkezden Dalyanköy tabelasının gösterdiği yoldan devam ettiğinizde, tabelalar sizi yönlendirecektir. Altınkum'da farklı işletmeler var. Fun Beach en popüler mekanlardan. Çeşme'de çoğu plaj gibi buraya da giriş ücretli. İçeride yeşil çimenler üzerinde geniş minderlere uzanabilir, sahildeki şezlongları ya da özel locaları tercih edebilirsiniz. Önerim sabah erken gitmeniz, yoksa yer bulmakta zorlanabilirsiniz. Yemek ve içecek ihtiyacınızı burada karşılayabilirsiniz.

Altınkum'daki diğer bir mekan ise Ramo Beach ve Okan's Place. Ramo Beach'e önceki yıl gitmiştim. Orası da rahat edebileceğiniz, yüzmekten yorulduğunuzda şezlongunuzda güneşlenebileceğiniz, kumsalda yürüyüş yapabileceğiniz güzel bir yer.
 
Ilıca'da bulunan halk plajı çoğu zaman dalgalı oluyor. Dalgadan hoşlananlar için bire bir. Çok uzun bir sahil, istediğiniz yerde havlunuzu sererek oturabilirsiniz. 
 
Çeşme merkezden kalkan gezi tekneleri ile Çeşme koylarını görme ve buralarda yüzme imkanınız da var. Turlar genellikle eğlenceli oluyor ve 3-4 koya uğruyor.
 
Şifne'ye giderken Paşalimanı denilen bir bölge var. Burası yazlık bir site izlenimi verebilir ilk gördüğünüzde. Bu sakin koyda sahilden denize girebilirsiniz. Laika Pool & Beach adında bir tesis bulunuyor. Benim gitmenizi pek önermediğim ender yerlerden biri. İnsanlara davranış şekilleri ve uyanık davranışları sizi rahatsız edecektir. Yemek ve içecekleri çok kötü ve gereksiz pahalı. Tesisi kullanmanıza gerek yok, hemen bu tesisin yanından denize girmeniz mümkün.
 
Aya Yorgi ve Altınkum bence Çeşme'nin en iyileri. Gizli kalmış, çok göz önünde olmayan koyları keşfetmek de ilginç olabilir.

Alaçatı Port’ta açılan ve İzmir’lilerin aşina oldukları Öküz Bar, eğlenmek için iyi bir tercih olabilir. Çaldıkları müzikler ve konuk ettiği kitle ile Alaçatı’nın en gözde mekanlarından.

Alaçatı merkezde ara sokaklarda bir çok eğlence yeri bulabilirsiniz. Otto'da eğlence mekanlarının önde gelenlerinden.
 
Belki de Çeşme’nin en güzel durağından bahsetmem gerek. “Reyhan Pastanesi”. Ilıca’da Ilıca otelin hemen yanında bulunan bu pastane tam bir lezzet durağı.  Geniş bir bahçesi var ve hemen hemen her saatte dolu sanırım. Tüm ürünleri taze ve ayrı bir lezzete sahip, kendine has ürünleri, özellikle enfes pastaları var. Benim favorim meyveli turta:) Limonatası, kahvesi ve çay severler için kokusu ve tadı ile reyhan çayı şahane lezzetlerin yanında yerinde bir seçim olacaktır. Her gittiğimizde es geçmediğimiz duraklardan Reyhan Pastanesi; mutlaka gidin, emin olun pişman olmayacaksınız.

























 

13 Eylül 2013 Cuma

"KAŞ" - 6 Eğlence

Tatil demek biraz da eğlenmek ve stres atmak demek. Kaş’ta eğlence denildiğinde farklı seçenekler karşımıza çıkıyor.
Mavi Bar, Kaş’ın en gözde mekanlarından ve neredeyse bir simge. Saat 22:00’den sonra dolmaya başlayan, meydan üzerine koyduğu renkli, eski kır kahvesi masa ve sandalyelerde insanların oturduğu, içeceklerini yudumladıkları ve arka fonda çalan hard-rock müziği dinledikleri, derin sohbetlere daldıkları bir mekan. Bir nevi arkadaşların bir araya geldiği, yeni tanışmaların olduğu bir yer. Gece karnı acıkanlar barın hemen yan sokağında bulunan kumpirciden kumpir, beyaz duvar dibindeki satıcıdan midye dolma veya gece geç saatlerde gelip yol ortasına tezgahını seren gözlemeci teyzeden gözlemelerini alıyorlar. Geç saatlerde biraz da içkinin etkisiyle, bazı kişiler gözlemeci teyzeye takılmayı ve onu bazen biraz kızdırmayı ihmal etmiyorlar. İnsanlar içlerinden geldiği gibi davranıyorlar ve herkes birbirini tanıyor, arkadaş gibi burada. Mavi Bar’ın karşısından başlayan ve çay bahçelerine kadar uzanan beyaz duvar üzerinde yer bulmak saat 23:00’dan sonra neredeyse imkansız. İnsanlar duvar üzerinde oturarak, içeceklerini yudumlarken, eğlence mekanlarından gelen müziğe kulaklarını kabartıyor, meydandaki kalabalığı gözlüyor ve sohbet ediyorlar. 
 
Mavi’nin hemen yanında Giorgios isimli bir mekan var.  Burası da dışarıdaki masalarda oturabileceğiniz ve zaman zaman içeride sergilenen canlı müzik performansını dinleyebileceğiniz bir mekan.






Küçük Çakıl’a doğru ilerlerken rampanın başında yolun sağ tarafında Dejavu var. Merdivenlerle çıkıyorsunuz terasına. Işıl ışıl Meis adası ve Limanağzı manzarası karşılıyor sizi. Burası öğleden sonra gün batımını izlemek ve dinlenmek isteyenlerin yoğun  geldiği bir mekan. İnsanların oturarak içeceklerini içtikleri ve arka fonda çalan müziği dinledikleri bir ortam. Popüler bir mekan, belli bir saatten sonra (23.00 gibi) pek yer bulmak mümkün değil.
 
 


Mavinin hemen yan sokağından girdiğinizde, Fırt denilen bir mekan var. Burada 3-4 kişilik bir grup (erkek gitar solist) canlı performans sergiliyor. Küçük bir mekan, dışarıda ufak balkonları var. İyi müzik yapıyorlar.

 
Fırt’ın hemen yanında eğlenmek ve dans etmek için insanların tercih ettiği Queen Bar var. Dans müzikleri çalınıyor.
 
Kral mezarına çıkan sokağa girmeden devam ettiğinizde sağdaki ilk sokakta Redpoint var. Burası sokak üzerindeki masalarda insanların sohbet ettiği, içeride bar kısmında dans edilen bir mekan. Güzel müzikler çalıyorlar. Genç kitlenin ve turistlerin daha çok tercih ettiği bir yer. Gece saat 23:00 sonrası kalabalıklaşıyor.

 
 
Redpoint’in hemen yanında No11 isimli bir mekan var. Burası Redpoint’e göre biraz daha oturaklı bir yer.
No11 geçtikten sonra sola döndüğünüzde karşınıza HiJazz çıkacak. Ben hiç gitmedim ama gidenler güzel olduğunu söylüyor.












Meydandaki çay bahçelerinin olduğu sokak üzerinde sağınızda “Hideaway” yazılı bir tabela göreceksiniz. Çiçeklerle kaplı kapıdan içeri girin, ismini hak eden bir mekana çıkacaksınız. Gizli bir bahçe ve masalar var. Cafe-bar tarzında bir mekan. Rahatça oturabildiğiniz, fondaki müziğin size eşlik ettiği bir yer burası, değişik içecekleri var. Arkadaşlarınızla uzun sohbetler edebileceğiniz, eğer yoğun değilse dart oynayabileceğiniz bir yer. Yemek (atıştırmalık) de yiyebiliyorsunuz hatırladığım kadarıyla.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Tam meydanda Atatürk heykeline gelmeden Noel Baba isimli çay bahçesinin karşısında restoranın üst katında Kybele isimli mekan, güzel müziklerin çaldığı ve dans edilebilen bir yer.
 
Limana doğru ilerlediğinizde sağ tarafınızda köşede kırmızı aydınlatılmış, eski bir şarap mahzeninden dekore edilmiş , Echo isimli mekanı göreceksiniz. 25 yaş üstü kesimin çok rağbet gösterdiği, Kaş’ın müdavimlerinin ve ünlülerin uğrak yerlerinden biri. Her gece 11:30 sonrası canlı performanslar sergileniyor. Gece kimin sahne alacağı, barın önündeki siyah tabelaya yazılıyor. Akşam yemeğine giderken veya dönüşte bu tabelaya bir göz atın. Bahçe için yer alan masalar ve bardan oluşan mekanın, büyük ahşap mahzen kapısından girilen taş binada yüksek bar masaları var ve gruplar bu bina içinde müzik yapıyorlar. Bahçede sohbet ederken içeriden gelen müziğe rahatça eşlik ediyorsunuz. İşletmeciler, kibar ve ilgililer. Gruplar veya solist müziğe ara verdiğinde, bir anda bahçe ve barın önü içeriden çıkan insanlarla kalabalıklaşıyor. Yeni arkadaşlıklar kurmak ve hoş bir gece geçirmek için ideal yerlerden biri Echo. Kaş’a giderseniz mutlaka gidin.

 
 
 
 
 
 
 
 



Echo’nun tam karşısında Asmaaltı Bar var. Gündüz plaj olan bu mekan gece retoran ve bar olarak hizmet veriyor. Çok hoş bir atmosferi var. Masalarda yanan mumlarla loş bir hale getirilmiş, deniz içinde aydınlatmalar var ve karşınızda Meis adasının ışıkları. Bazı gecelerde canlı müzik oluyor. Dans edeceğiniz, hoplayıp zıplayacağınız bir mekan beklemeyin tabii.

Sonuç olarak ben ne kadar anlatırsam anlatayım siz Kaş’a ilk defa geldiğinizde etrafı keşfetmek, sokaklarında dolaşmak, onu tanımak isteyeceksiniz. Eğer daha önce geldiyseniz bu fark etmeyecek, bu kez değişiklik var mı, tanıdıklar ne yapıyorlar görmek isteyeceksiniz.
 
 
Ben ne kadar tasvir yaparsam yapayım siz sokaklarında dolaşmadan, kendi gözlerinizle görmeden, havasını koklamadan, insanları ile tanışmadan anlayamayacaksınız onu… O yüzden bir tatilinizi ayırın ve hala gitmediyseniz muhakkak Kaş’a gidin ve onunla tanışın.
 

"KAŞ" -5 Yüzme-Deniz

Kaş, Akdeniz’in en güzel denizlerinden birine sahip. Yüzmek için, sıcak ve soğuk deniz sevenler için çeşitli alternatifler sunuyor. Gelin hep beraber Kaş’taki plajlara bir göz atalım.

Limanağzı denilen bölgede 4 tesis bulunuyor. Bu bölgeye limandan kalkan tekneler ile ulaşım sağlanıyor, tekne ücreti gidiş-dönüş olarak alınıyor, biletinizi kaybetmeyin. Tesislerde şezlong ve şemsiye ücretsiz olarak sunuluyor, Kaş’taki tüm plajlarda olduğu gibi burada da giriş için herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Yemek ve içecek için ücret ödüyorsunuz. (Sadece Kaputaj ve Akçagerme plajlarında şezlong ve şemsiye ücreti alınıyor). Limanağzı’nda en çok ilgi gören tesis Bilal’in Yeri. Genelde tekneler ilk buraya uğruyor, teknede nereye gideceğinizi soruyorlar. Erken saatlerden itibaren doluyor, yoğun sezonda yer ayırtmalısınız. Bilal abi, buranın işletmecisi, temiz bir işletme, bir de restoranı var. Deniz tertemiz, yüzer bir iskelesi var, burada güneşlenip denize atlayabiliyorsunuz. Deniz kanosu ve bisikleti ile gezebilirsiniz. Deniz suyu ılıman, çok soğuk değil, özellikle öğleden sonra, gün batımına doğru çok güzel ve sakin oluyor. Hemen belirtmeliyim, gün batımına kalacağım derken tekneleri kaçırabilirsiniz. Saat 19:00’da son tekne ayrılıyor tesisten.

 











Bilal’in yanında bir otel var ve buranın plajını da kullanabiliyorsunuz. Beton bir iskele ve üzerinde yer alan şezlonglardan oluşuyor. Limanağzı, Kaş’ı tam karşıdan gören doğal bir liman tarzında, dalga almıyor, temiz ve sakin. Otel’in ilerisinde burunda bulunan beyaz evi döndükten sonra koy içerisinde iki adet işletme daha var. En sondaki işletme çok sakin ve kumluk. Yamaçlara oyulmuş kaya mezarları görebiliyorsunuz. Zaman zaman deniz dibinden uzun ince yosunlar deniz yüzeyine çıkabiliyor. Özellikle çiftlerin ve çocuklu ailelerin tercihi olabiliyor.










Kaş merkezde, Mavi bar solunuzda kalacak şekilde yürüdüğünüzde Jandarma’yı geçince sağ tarafınızda Küçük Çakıl plajı başlıyor. Bu mevkide bir çok tesis var, bir kısmı otellere ait. Derya Beach ve Çınarlar Beach en popüler olanları. Bu iki tesis yan yana konumlanmış, sadece aralarında küçük bir çakıl boşluk var, insanlar burayı doğal plaj olarak kullanarak denize giriyor. Derya Beach, sabah erken saatlerden itibaren doluyor. Yoğun sezonda saat 10:00’dan sonra yer bulmanız çok zor. Bir de sabah erken saatlerde plaja gelip şezlonglara havlularını bırakanlar var tabii. Çınarlar Beach de aynı şekilde erken saatlerde dolabiliyor, ama görevliler size yardımcı oluyorlar. Bir süre beklerseniz – ki siz denize giriyorsunuz, yer boşaldığında onlar sizin eşyalarınızı buraya transfer ediyorlar – şezlonglarda yer boşalabiliyor. Her iki tesiste Küçük Çakıl bölgesinin doğası gereği kayalar üzerine kurulmuş platformlar üstünde hizmet veriyor. Şezlong ve şemsiyenizi ayarladıktan sonra merdivenleri kullanarak indiğiniz platformdan denize girebilirsiniz ve çıkışta bu platform üzerinde duşunuzu alabiliyorsunuz. Küçük çakıl plajı açık denize bakıyor ve teknelerin limana giriş güzergahı üzerinde bulunuyor, bu nedenle hafif dalgalı olabiliyor. Deniz suyu soğuk su sevenler için ideal. Tesislerde  restoran bulunuyor, yeme ve içme ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz, fiyatlar makul seviyelerde.



 









Küçük Çakıl mevkiinden daha ileri gittiğinizde yaklaşık 20 dakikalık bir mesafe yürümeniz halinde (merkezden dolmuşlarla da gidebilirsiniz) Büyük Çakıl plajına geliyorsunuz. Aracınız ile gelirseniz tesislerin otoparkları mevcut. Büyük Çakıl plajı iki tepe arasında kalmış bir koy aslında. Küçük Çakıl plajına göre daha soğuk bir denizi var. Tepelerin altında kayalardan çıkan soğuk kaynak suyunu yüzerken belli bölgelerde hissedebiliyorsunuz. Kaş’ın en soğuk denizi burası. Genellikle öğleden sonra ciddi dalgalı oluyor. Kayalar üzerinde güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Taşlı bir kumsalı var ve bu kumsal üzerinde her bir tesise ait şemsiye şezlonglar mevcut. Restoranlardan yeme ve içme ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz, plaja servis yapıyorlar, şezlong ve şemsiye için herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Burada bulunan Ada Restaurant eskilerden ve güzel bir işletme. Mutfağı iyidir, ev yapımı mantısı var. Diğer tesislerde güzel, özellikle akşam yemeği için tercih ediliyorlar.


 









Akçagerme plajı aracınızla veya merkezden kalkan dolmuşlarla ulaşabileceğiniz yakın bir plaj. Küçük taşlı-kum bir plajı var. Turizm meslek okulu işletiyor, bu nedenle fiyatları makul seviyede, şezlong ve şemsiye için cüzi bir ücret alıyorlar. Çukurbağ yarımadasının korumasında olduğu için, dalgasız sakin bir denizi var. Deniz üzerinde yüzer bir platform  bulunuyor. Özellikle çocuklu ailelerin tercih ettiği bir plaj. Tesiste restoran ve çocuk parkı bulunuyor. Çimler üzerinde oturabilir, plaj voleybolu ve langırt oynayabilirsiniz. Akşam gün batımına doğru, plajdan Kaş'a yürüyüş keyifli oluyor ama uyarmalıyım kısa bir yürüyüş olmayacaktır.

İnce boğaz Çukurbağ yarımadası üzerinde bulunan ve yürüyerek de ulaşabildiğiniz bir başka plaj. Hem açık denize bakan hem de yarımadanın arkasında bakan iki plajı var.
 
 
Kaputaş plajı, ilk gördüğünüzde aşık olabileceğiniz tam bir doğa harikası. Kaş – Kalkan arasında, bir kanyonun denizle buluştuğu noktada yer alıyor. Kaş merkezden kalkan dolmuşlarla veya özel aracınızla yaklaşık 20-25 dakikalık bir yolculukla ulaşabiliyorsunuz. Ana yol üzerinden (bu yol yapımı esnasındaki çalışmalarda 4 işçi hayatını kaybetmiştir) 194 merdivenle  iniliyor. Koyu lacivert Akdeniz Kaputaş kıyıları ile buluştuğunda tukuaz renge bürünüyor. Plaj kendine has sarı bir kum ile örtülü ve iki yamaç arasında kaldığı için çok sıcak oluyor. Kayalara yakın bölgelerden uzak durun. Şezlong ve şemsiyeyi ücret karşılığında alabiliyorsunuz, köylüler içecek, gözleme ve haşlanmış mısır satıyorlar. Ben içeceğinizi ve yiyeceğinizi yanınızda getirmenizi öneririm, yiyecek-içecek fiyatları normale göre yüksek. Duş alabiliyorsunuz ama bunun için 1 TL ücret alıyorlar, ama ücret ödemeden de duş alabilirsiniz. Kaputaş plajında yüzmek gerçekten çok keyifli, alttan kaynak suyu geldiği için deni z suyu çok farklı, içinden hiç çıkmak istemiyorsunuz, saatlerce suyun içinde kalabilirsiniz. Kıyıda oturup, dalgaların oluşturduğu beyaz köpükler içerisinde kaybolabilirsiniz. Kaputaş, sabah saatlerinde sakin olmasına karşın öğleden sonra dalga alıyor. Kumlar üzerinde ve denizinin içinde çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Plaj gerçekten çok sıcak oluyor, öğle saatlerinde şemsiye altında terlemeniz ve bunalmanız çok olası bir durum, güneş ile ısınan kayalar sıcaklığını dışarı veriyor. Kaputaş plajına çok yakın Mavi Mağara var. Plajda mavi mağarayı ziyaret görmek için şişme simitler ile grup turları düzenleniyor. En son dolmuş Kalkan’dan belli bir saatte kalkıyor, eğer özel aracınız yok ise dönüşünüzün saatini ayarlayın ve gelirken şoföre son aracın saatini sormayı unutmayın.



 











Limana yakın olan bölümde Asmaaltı plajı var. Kayalıklar üzerinde kurulu bu tesis aslında gündüzleri plaj-cafe bar şeklinde hizmet veriyor. Şezlongunuzda güneşlenebileceğiniz ve platformdan merdivenlerle denize inebileceğiniz, açık denizde yüzebileceğiniz bir yer.

Kaş ve çevresinde daha bir çok irili ufaklı koy bulmanız mümkün yüzmek için...