Şehrin ortasında küçücük bir odada yaşıyoruz sanki. Kendimizi hapsetmişiz, korkuyoruz camı aralamaya, adım atmaya kapıdan dışarı. Bağlıyor bizi sisli puslu bir hava, insan kalabalığı, saygısız davranışlar, kötü bakışlar. Ne yapacağımızı bilmeden sıkışmışız küçük bir alanda. Bakmıyoruz etrafımıza, baksak da görmüyoruz belki de nice güzellikleri; gökyüzünde şehrin ışıklarına inat parıldayan yıldızları, bu kadar kirliliğe rağmen ben de yaşıyorum diyen, özgürce uçuşan martıları, beton yığınları arasında ne yapıp edip kendine yol bulan yemyeşil ağaçları. Hayat var dışarıda, doğada, ne kadar kirlenmiş olsa da, ne kadar kendimizi soyutlasak da, aslında ait olduğumuz, bize nimetlerini cömertçe ikram eden bir doğa var. Çıkın dışarı ve bırakın kendinizi doğaya, özgürlüğü hissedin. Anlayacaksınız o zaman ne demek istediğimi ve bir daha geri dönmek istemeyeceksiniz...